Translate

10 Aralık 2007 Pazartesi

Eskişehir’den ‘‘Herkes Farklı, Herkes Eşit’’ Sesi Yükseldi!

MorEl’in 59. İnsan Hakları Günü nedeniyle düzenlediği etkinlikler bugün sona erdi.

9 Aralık Pazar günü Adımlar Kitabevi’nde Pembe Hayat LGBTT Derneği Tiyatrosunun ‘‘Pembe/Gri’’ adlı oyununun videosu ve insan hakları temalı ‘‘Uğur Kaymazlar Hakkında’’ kısa filmi izlendi. Gösterimlerin ardından Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nden Buse Kılıçkaya, Kaos GL derneği’nden Umut Güner ve Semih Varol’la LGBTT bireylerin maruz kaldıkları insan hakları ihlalleri üzerinden ayrımcılıkla nasıl mücadele edileceği ve örgütlenmenin gerekliliği hakkında bir söyleşi gerçekleştirildi.

10 Aralık Pazartesi günü Anadolu Üniversitesi’nde ‘‘Her Rengiyle İnsan Hakları’’ Paneli, Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Avukat Mürüvvet BEYAZ, Eskişehir Barosu Kadın Hakları İzleme Komisyonu Genel Sekreteri Avukat Heval YILDIZ, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hatice YEŞİLDAL, Uluslararası Af Örgütü LGBT Koordinatörü Umut GÜNER ve İnsan Hakları Derneği Eskişehir Temsilcisi Nurettin ALDEMİR’in katılımıyla gerçekleştirildi.

İlk olarak Avukat Mürüvvet BEYAZ’ın genel olarak uluslararası mevzuatta çocuk haklarının bugünkü durumu ve şuça itilmiş çocuklarla gerçekleştirdikleri uygulamalar hakkında bilgi vermesiyle başlayan panel, Avukat Heval YILDIZ’ın kadınların mücadelesiyle başarı ve başarısızlıkla sonuçlanan anayasal değişiklikler hakkında bilgiler vermesiyle devam etti. Yard. Doç. Dr. Hatice YEŞİLDAL, Birleşmiş Milletler(BM)'in Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi(CEDAW) hakkında panel katılımcılarını bilgilendirirken bugüne kadar hazırlanan gölge raporlarla kadınların hükümetler üzerinde baskı mekanizmaları kurabildiğini ve bu yolla önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti.

Umut Güner ise sözlerine başlarken tıpkı çocuk haklarında ve kadın haklarında olduğu gibi eşcinsel hakları konusunda da bir sözleşme üzerinden konuşmaya başlamış olmayı arzu ettiğini ancak BM veya benzeri bir yapılanmanın bugüne kadar eşcinsellerin hakları için hazırladığı herhangi sözleşme, bildiri v.b bir uygulamanın olmadığını dile getirdi. BM'nin yayınlamaya çalıştığı bir bildirinin ise yıllardır çeşitli uluslararası politik kaygılarla kabul edilemediğini belirtti. Hakların bir bütün olarak algılanması gerektiğini belirten Güner, eşcinsel hakları denildiğinde en temel hak ve özgürlüklerle birlikte kadın, çocuk, engelli eşcinsellerin haklarının da bir bütün dahilinde tüm bu haklarla birlikte değerlendirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Son olarak söz alan Nurettin ALDEMİR ise genel hatlarıyla insan haklarından, Türkiye’de insan hakları alanında çalışan örgütlerden bahsederek temel hak ve özgürlüklerin toplumun her kesimi için geçerli olması gerektiğini vurguladı ve etnik, dinsel, cinsel ayrımcılıklarla ilgili örnekler vererek konuşmasını tamamladı. Yaklaşık 2 saat süren panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder