Translate

12 Mart 2010 Cuma

Çukurova’da Homofobi Karşıtı Buluşma!

Çukurova bölgesinde, Adana ve Mersin’deki etkinler 13-17 Mart tarihlerinde. Tabipler Odası Adana Genel Sekreteri Prof. Dr. Gülşah Şeydaoğlu ile Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Erbuğ Keskin’in birlikte modere edecekleri Çukurova Üniversitesindeki 15 Mart Pazartesi günkü oturumda, “Bir Ötekileştirme Pratiği Olarak Cinselliğin Tıbbileştirilmesi ve Eşcinsellik” ile Gazi Üniversitesinden Psikiyatr, Prof. Dr. Selçuk Candansayar; “Hastalık’tan İdeoloji’ye Homofobi” ile Sosyal Psikolog Prof Dr. Melek Göregenli ve“Eşcinselliğin Adlandırılışının ve Anlamlandırılışının Türkiye Seyri” ile Kaos GL’den Ali Erol yer alacaklar.

Psikoloji Topluluğu
’nun evsahipliğindeki, Mersin Üniversitesinde, 17 Mart Çarşamba günkü oturuma ise Adana’daki konuşmacılara ek olarak “İnsan Haklarının İnsanının Cinsiyeti” başlıklı sunumu ile Ege Üniversitesinden Felsefeci Doç. Dr. Nilgün Toker dahil olacak.
Çukurova Eşcinsel İnisiyatifi’nin toplantısı ise 13 Mart Cumartesi günü, saat 14:00’de, STGM Adana Yerel destek Merkezi’nde olacak.
Belçikalı yönetmen Sümeya Kökten’in “Yasak Hisler” adlı filmi gösterimi, 14 Mart Pazar günü, saat 14:00’de, İnisiyatif Sanat Merkezi’nde olacak. Film sonrası sohbet edilecek.
Homofobi Karşıtı Buluşma, Kayseri, Edirne, Van, Antalya, Eskişehir, Diyarbakır, İzmir, İstanbul ve Ankara programlarının ardından, 16 Mayıs Pazar günü yapılacak “Homofobi ve Transfobiye Karşı Yürüyüş” ile Ankara’da tamamlanacak.

ADANA
14 MART 2010, PAZAR
Film Gösterim & Sohbet: Yasak Hisler, Yön: Sümeya Kökten, Belçika

15 MART 2010, PAZARTESİ, Çukurova Üniversitesi
Yer: Tıp Fakültesi, Hipokrat Amfisi, Saat: 13:00
“Homofobi Kimin Meselesi?”
Moderatör: Prof. Dr. Erbuğ Keskin, Tıp Fakültesi & Prof. Dr. Gülşah Şeydaoğlu, Tabipler Odası Adana Genel Sekreteri
“Eşcinselliğin Adlandırılışının ve Anlamlandırılışının Türkiye Seyri”
Ali Erol, Kaos GL
“Bir Ötekileştirme Pratiği Olarak Cinselliğin Tıbbileştirilmesi ve Eşcinsellik”
Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Psikiyatr, Gazi Üniversitesi
“Hastalık’tan İdeoloji’ye Homofobi”
Prof Dr. Melek Göregenli, Sosyal Psikolog, Ege Üniversitesi

MERSİN
17 MART 2010, ÇARŞAMBA, Mersin Üniversitesi, Saat: 13:00
Yer: Uğur Oral Kongre Merkezi B Salonu, Çiftlik Kampüsü

“Homofobi Kimin Meselesi?”
“Eşcinselliğin Adlandırılışının ve Anlamlandırılışının Türkiye Seyri”
Ali Erol, Kaos GL
“Bir Ötekileştirme Pratiği Olarak Cinselliğin Tıbbileştirilmesi ve Eşcinsellik”
Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Psikiyatr, Gazi Üniversitesi
“Hastalık’tan İdeoloji’ye Homofobi”
Prof Dr. Melek Göregenli, Sosyal Psikolog, Ege Üniversitesi
“İnsan Haklarının İnsanının Cinsiyeti”
Doç. Dr. Nilgün Toker, Felsefe, Ege Üniversitesi

8 Mart 2010 Pazartesi

BDP ve CHP: "Kavaf İstifa Etsin!"

"Eşcinsellik hastalıktır ve tedavi edilmelidir" diyen Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Kavaf'a BDP'li Kışanak'tan ve CHP'li Soysal'dan tepki geldi: "Bakan eşcinselleri hedef gösteriyor, ayrımcılık yapıyor. İstifa etmeli!"

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Gülten Kışanak ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, "Eşcinsellik hastalıktır ve tedavi edilmelidir" diyen Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın açıklamalarını "çağ dışı" olarak değerlendirdiler. Bakanın "Ayrımcılık yaparak halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiğini" söylediler.
İki milletvekili de Kavaf'ı istifaya çağırdı.

Soysal, Kavaf'ın açıklamalarıyla ilgili soru önergesi hazırlıyor. BDP konuyu parti grubundan görüştükten sonra Meclis'e taşıyacak.

"Kavaf LGBTT'leri hedef gösteriyor, kişisel haklara saldırıyor"
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Kavaf, Hürriyet gazetesine verdiği söyleşide "Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum. Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye'de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var" dedi.

Kışanak ve Soysal, "Kadınları ve dezavantajlı grupları korumakla görevli bir bakanın bu denli sorumsuzca konuşmasının kabul edilemez" buluyor.
Soysal "Siyasetin kıblesi insandır" diyor ve ekliyor:

"Eşcinseller bu toplumun parçasıdır. Kavaf insanlar arasında ayrımcılık yapma anlayışını hayata geçiriyor ancak bu hiçbir demokratik ülkede kabul edilir bir davranış değil. Bakan açıklamalarıyla eşcinselleri damgalıyor, hedef gösteriyor ve sokaktaki insanları yanlış bilgilerle yönlendiriyor."

Kışanak da Kavaf'ın kişisel hak ve özgürlüklere saldırdığını, bu nedenle sözlerini derhal geri alarak eşcinsellerden özür dilemesi gerektiğini belirtiyor.
İki milletvekili de Meclis'in Türkiye'deki lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel (LGBTT) örgütleriyle yeteri kadar ilişki kurmadığı, bu nedenle de bakanın bu tip çağ dışı açıklamalar yaptığı görüşünde.

Soysal ve Kışanak, yürütülen hak mücadelesine kulak verilmesi ve LGBTT örgüt ve bireylerin taleplerinin dinlenmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Kışanak ayrıca Meclis Eşitlik Komisyonu'nun bu açıklamaları gündeme alması gerektiğini ifade ediyor.

"Eşcinsellik Bir Hastalık, Tedavi Edilmeli"


Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Hürriyet gazetesinden Faruk Bildirici’ye verdiği röportajında eşcinselleri tedavi edilmesi gereken hastalar olarak gördüğünü açıkladı.

"Eşcinseller yok demiyoruz.
Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum.
Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye’de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var."
Hürriyet
03/07/2010

6 Mart 2010 Cumartesi

8 Mart için pankart ve döviz yapıyoruz :) evdeki kalem, görsel, boya, makas, ne varsa topla gel.


MorEl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Eskişehir Demokratik Kadın platformu bileşeni olarak sokaklarda...

Eylemdeki beş pankarttan birini MorEl olarak Yapıyoruz: Lgbtt varoluş ve nefret cinayetlerini içeren bir kolaj pankart yapıyoruz hep birlikte..
Ayrıca Dövizlere sözlerimizi yazıyoruz...

Sen de gel, biryerlerden görsel kes, renkli kalemlerini yanına al, makasın bandın ne varsa topla gel, birlikte özgürlüğümüzün kolajını yapalım..

7 mart pazar günü kahvaltını et, öğleden sonra saat 4'de Egev'e gel..

Seni bekliyor olacağız :)

iletişim için:
morel.eskisehir@gmail.com
05373698876

Tarih:
07 Mart 2010 Pazar
Zaman:
16:00 - 18:00
Yer:
Eskişehir Gelişim Vakfı (EGEV) ;Cumhuriye Mh. Yıldırımer Sk. Özşahin Apt. 28/1

4 Mart 2010 Perşembe

LGBTT Hakları Platformu, Bakan Kavaf’ı Onur Haftasına Davet Etti!

Avrupa Konseyi Aileden Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın Haziran 2009’da Viyana’da yapılan toplantısına Türkiye’yi temsilen Aile Bakanı Selma Aliye Kavaf katılmıştı ve toplantıda “Biz ülke olarak eşcinsel evliliği kabul etmediğimiz gibi eşcinsel aile ebeveynlik kurumunu da kabul etmediğimizi belirtmek isteriz” diye konuşmuştu.
Bu açıklamasının üzerine LGBTT Hakları Platformu*, farklı aile modellerini, eşcinsel birliktelik yasalarını ve bu yasaların magazinsel olmayan hak temelli boyutlarının tartışılacağı LGBTT Onur Haftası’na Selma Aliye Kavaf’ı da davet etti.


Mektup şu şekilde:
Aile Bakanı Selma Aliye Kavaf’ı Farklı Aile Modellerini Tartışmaya Çağırıyoruz!
Avrupa Konseyi Aileden Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın Haziran 2009’da Viyana’da yapılan toplantısında, “Farklı aile formlarında yetişen çocukların haklarına ilişkin” düzenlemeler ele alındı. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, deklarasyonda yer alan “farklı aile formları” tanımına itiraz ederek, Avrupa Konseyi’ne gönderdiği yazıda “Biz ülke olarak eşcinsel evliliği kabul etmediğimiz gibi eşcinsel aile ebeveynlik kurumunu da kabul etmediğimizi belirtmek isteriz” dedi.

Demokrasiler azınlıkların haklarının gaspedilmesini engelleme prensibi üzerine kuruludur. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 16. maddesine göre "Yetişkin her erkeğin ve kadının, ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır."

Sayın Kavaf'ın, Türkiyeli eşcinsellerin evlenmesinin önünü tıkayarak, eşcinsel çiftlerin hayatlarını ne şekilde zorlaştırdığının farkında olmadığını düşünüyoruz. Bu yüzden öncelikle Sayın Kavaf'a, sadece heteroseksüellerin değil, herkesin bakanı olduğunu tekrar hatırlatıyoruz.

Türkiye'ye zararı dokunacak olan gey ve lezbiyenlerin birbirleri ile evlenerek kuracakları aileler değil, zorla evlendirileren eşcinsellerin mutsuz ve sağlıksız aile ortamlarıdır. Batıda yapılan pek çok araştırmaya göre eşcinsel ebeveynlerin çocukları en az heteroseksüel ailelerde yetişen çocuklar kadar sağlıklıdır. Eşcinsel ebeveynlik kurumunu reddetmenin hiç bir bilimsel temeli yoktur.

Bugün bu düşünceyi savunan bir çok eşcinsel ebeveyni de, evlatlarına sahip çıkıyor ve hakları için birlikte mücadele ediyorlar. Ailelerimiz bizimle yaşadıkları süreçleri, eşcinsel, biseksüel, trans bireylerin ebeveyni olma ve bu alanda mücadele deneyimlerini bu yıl yeniden Haziran ayının sonunda Onur Haftası etkinliklerinde bizlerle paylaşacaklar.

Sayın Kavaf,

Bu yazıyla sizi Lambdaistanbul’un ev sahipliğinde bu sene 18.si düzenlenecek ve " Aile" ana teması çerçevesinde şekillendireceğimiz LGBTT Onur Haftası'na davet ediyoruz. Etkinliklerimizde farklı aile modellerini, eşcinsel birliktelik yasalarını ve bu yasaların magazinsel olmayan hak temelli boyutlarını tartışmaya açacağız. Bu tartışmalara katılmanız ve LGBTT bireyleri ve ailelerini, dolayısıyla Türkiye Toplumu'nu daha yakından tanımanıza imkan verecektir.
*LGBTT Hakları Platformu
Hevjin LGBTT Diyarbakır Oluşumu
Kaos GL Derneği
Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği
MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği
Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Derneği”

3 Mart 2010 Çarşamba

3 Mart Uluslarası Seks İşçiliği Günü...

3 Mart Uluslarası Seks İşçiliği Günü – March 3rd International Sex Workers Right Day

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği 3 Mart Etkinlikleri:
13:00 – 14:30 – Tanıklıklar
Başak – Sevgi – Ganimet - Sinem
15:00 – 16:30 – Seks İşçiliğinin Türkiye’deki ve Dünyadaki Durumu
Belgin - Kemal
18:00 - Basın Açıklaması

Not: 13:00 – 16:30 arası söyleşiler Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nde* gerçekleştirilecektir. Basın Açıklaması, Ankara, Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde Yapılacaktır.

*Ataç 1 Sokak No:3/8 Yenişehir – Kızılay – ANKARA
0 312 433 85 17 pembehayat@pembehayat.org

2 Mart 2010 Salı

Medya Nefreti Körüklüyor

Nefret cinayetleri son bulsun!

Lambdaistanbul üyeleri, nefret cinayetlerinin son bulmasını ve medyanın bilinçlenmesini istedi. Lambdaistanbul üyeleri, nefret cinayetlerine ve medyadaki homofobiye karşı, dün Galatasaray Meydanında buluştu. “Travesti ve transeksüel cinayetler politik cinayetlerdir”, “Anayasaya cinsiyet kimliği eklensin”, “Bihter Behlül'ü de, Katya'yı da öpebilmeli”, “Erkek egemen şiddete son” yazılı dövizler açan grup adına açıklama yapan Rüzgar Gökçe, son iki ayda üç gey ve iki transeksüelin öldürüldüğü, bir transeksüel ve bir geyin de bıçaklı saldırı sonucu yaralandığını açıkladı.

Medyanın cinayetleri önleme yerine, 'eşcinsellik tedavileri'nin reklamını yaptığına işaret eden Gökçe, “Fatih Altaylı ve Hülya Avşar; Zekeriya Beyaz ve Cemil İpekçi gibi medyatik kişilere durduk yere eşcinsellikle ilgili sorular sorarak onları homofobik açıklamalar yapması için kışkırtıp nefreti daha da körüklüyor” dedi.

Nefret cinayetlerinin de, medyanın da takipçisi olduklarını belirten Gökçe şunları söyledi: “Medyanın bilinçlenmesini ve yaydığı nefretin farkına varmasını, 'nefret cinayeti' olgusunun tartışılabilir hale gelmesini ve gerçekliğe olan sansürün son bulmasını talep ediyoruz.”
Basın açıklamasının tam metni şöyle:
Nefret Cinayetlerine ve Medyadaki Homofobiye Karşı Eylem ve Basın Açıklaması

Son iki ayda beş kişi daha nefret cinayetine* kurban gitti. Homofobi ve transfobi öldürmeye devam ediyor, medya destekliyor.

2010 başından beri, yani sadece son iki ayda üç gey ve iki transseksüel öldürüldü. Ayrıca bir transseksüel ve bir gey bıçaklı saldırılar sonucu yaralanırken yine bir transseksüel linç edilmek istendi. Üstelik bunlar sadece bizim bildiklerimiz!

Homofobi ve transfobi kısa sürede bu kadar can almışken, medya bu cinayetlerin nasıl önlenebileceğini tartışmak yerine homofobik, transfobik, bilimdışı şarlatanları birer tıp otoritesi ilan edip”eşcinsellik tedavileri"nin reklamını yapıyor. Bunun yanında Fatih Altaylı ve Hülya Avşar; Zekeriya Beyaz ve Cemil İpekçi gibi medyatik kişilere durduk yere eşcinsellikle ilgili sorular sorarak onları homofobik açıklamalar yapması için kışkırtıp nefreti daha da körüklüyor. Esra Erol ise programını arayan lezbiyen izleyiciye birkaç dakika içinde dışlama, ifadeyi engelleme, küçümseme, yok sayma, alay etme, hakaret iması, tehdit gibi homofobinin envai çeşidini sergileyerek nefret ateşini daha da harlıyor.

Bizler Lezbiyen, Gey, Biseksüel,Travesti ve Transseksüeller olarak Nefret Cinayetleri'nin de, Medya'nın da takipçisiyiz! Medya' nın bilinçlenmesini ve yaydığı nefretin farkına varmasını,”nefret cinayeti" olgusunun tartışılabilir hale gelmesini ve gerçekliğe olan sansürün son bulmasını talep ediyoruz!

* Dipnot: Denizli, Afyonkarahisar, Antalya ve İstanbul’da üç gey ve iki transseksüel öldürüldü. Ayrıca Ankara’da bir transseksüel ve Diyarbakır’da bir gey bıçaklı saldırılar sonucu yaralanırken yine Diyarbakır’da bir transseksüel linç edilmek istendi.