Translate

11 Mart 2009 Çarşamba

Transeksüel Arkadaşımız Ebru Evinde Öldürüldü!


Basın Açıklamasına Davet

Transeksüel arkadaşımız Ebru 10 Mart Salı günü İstanbul'da evinde bıçaklanarak öldürüldü. Yıllardır “Travesti ve Transeksüel Cinayetleri Politik Cinayetlerdir” diyen bizler;

“Nefret suçu” tanımlamasının yapılmamasını,

Katillerin türlü türlü ceza indirimleriyle adeta ödüllendirilmesini,

Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüellerin haklarının anayasal güvenceye alınması talebini ciddiye almayan siyasi iradeyi,

Bir transeksüeli öldürmeyi bu kadar kolaylaştıran heteroseksist ve transfobik sistemi protesto edeceğiz.

Ebru ve transfobinin sayısız kurbanını anmak için Pürtelaş Sokak’ta, Ebru’nun evinin önünde bir basın açıklaması ve anma gerçekleştireceğiz.

Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, aydınlar, sanatçılar ve Ebru’nun arkadaşları orada olacak. İçinde yaşadığımız karanlığa itirazı olan herkesi Pürtelaş Sokak’a, dayanışmaya davet ediyoruz.
İSTANBUL
- Basın Açıklaması:

Tarih: 12 Mart 2009 Perşembe
Saat: 13:00

- Anma:
Tarih: 12 Mart 2009 Perşembe
Saat: 18:30
Yer: Kazancı Yokuşu, Pürtelaş Sokak Girişi (Kazancı Ali Paşa Camii karşısı)
- Cihangir/İstanbul

ANKARA
- Basın Açıklaması ve Anma: (Mumlu Eylem)

Tarih: 12 Mart 2009 Perşembe
Saat: 18:00
Yer: Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı Önü, Kızılay/Ankara

Çağrıcılar:

  • LGBT Hakları Platformu (Lambdaistanbul, İzmir Travesti ve Transseksüel İnsiyatifi, Kaos GL, İzmir Siyah Pembe Üçgen, MorEL Eskişehir, Pembe Hayat, Piramid Diyarbakır)
  • İstanbul-LGBTT Sivil Toplum Girişimi
  • Amargi Kadın Akademisi
  • Sosyalist Feminist Kolektif
  • EHP’li LGBTT’ler
  • EHP’li Kadınlar

8 Mart 2009 Pazar

"Kadınlar Sokağa, Özgürleşmeye!"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Eskişehir’de çeşitli siyasi partilerin, bağımsız kadınların ve MorEl’in de bir bileşeni olduğu Eskişehir Demokratik Kadın Platformu(EDKP) tarafından 7 Mart cumartesi günü düzenlenen yürüyüş ve ardından yapılan basın açıklamasıyla kutlandı.

Yediler Parkı’ndan Adalar Migros önüne yürüyen 100’ü aşkın kadın, yürüyüş boyunca “Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması”, “Geceleri de sokakları da istiyoruz”, “Cinsel ulusal, sınıfsal sömürüye son”, “Jin, Jiyan, Azadi” ve “Teşhirci değil, travestiyiz”, “Kör kör parmağım gözüne; lezbiyenim, biseksüelim kime ne” gibi Türkçe ve Kürtçe çeşitli sloganlar attı.

Adalar Migros önünde EDKP’yi temsilen basın açıklaması yapan Pelin Kalkan, 1910’dan bu yana 8 Mart’ın kadınlara yasaklanan bütün alanlarda kadınların mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddetin münferit olmadığını belirten Kalkan, kadına yönelik şiddetin gerek kadınların medyada sunumu ile gerekse yasalar tarafından, haksız tahrik indirimi gibi gerekçelerle meşrulaştırıldığını vurguladı.

Hiç kimse hiçbir nedenden ötürü şiddeti ve ölümü hak etmez!

EDKP’nin yaptığı basın açıklamasında; “Sistemin yeniden ve yeniden ürettiği erkek şiddeti sadece kadınlara değil lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel(lgbtt) bireylere yönelik olarak da kendini göstermektedir. Lgbtt bireylere yönelik taciz, psikolojik şiddet, para cezaları, ev mühürlemeleri, keyfi gözaltılar, kötü muameleler, işkence ve nefret cinayetleri gibi insan hakları ihlalleri erkek egemen sistemden beslenerek yoğun bir şekilde devam etmektedir.” denildi.

Örgütlenmenin herkes için bir hak olduğu belirtilen açıklamada Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nin kapatılması kararını bozan Yargıtay’ın gerekçeli kararının LGBTT örgütlerine yönelik açık bir tehdit barındırdığı, bununla lgbtt bireylerin örgütlenmeleri ve haklarını aramaları kısıtlanmaya ve engellenmeye çalışılmaktadır denildi.

LGBTT Hakları Platformu’nun eşitlik talebi kampanyası ile topladığı 5185 imzanın Meclis Dilekçe Komisyonu Başkanlığı tarafından hiçe sayıldığını ve AKP milletvekili ve Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun “Bunların da cinsiyet eşitliği talebi var. Bunların da derdi başka” açıklamasının ayrımcılığı bir kez daha devlet eliyle meşrulaştırdığı belirtildi ve anayasanın ayrımcılık yasağını düzenleyen 10. maddesine “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ibareleri eklenmesi, anayasada “nefret suçları” tanımlanması ve LGBTT bireylere yönelik işlenen suçlara verilen cezalarda “haksız tahrik indirimi” gibi uygulamalardan artık vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.

“Savaşlar, kapitalizm, kriz, militarizm, şiddet önce kadınları vuruyor. Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye karşı dayanışmamızdan aldığımız umutla mücadele edeceğiz ve kazanacağız.” diyen kadınların eylemi ataerkil erkek egemenliği anlatan kısa bir tiyatro oyunu ve özgürlük için el ele çekilen halaylarla son buldu.(OG/E)

26 Şubat 2009 Perşembe

LGBTT Hakları Platformu Belgin Çelik'i Destekliyor!

LGBTT Hakları Platformu olarak, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde Katip Mustafa Çelebi Mahallesi muhtar adayı olan Belgin Çelik*i destekliyoruz.

Gerek LGBTT Hakları Platformu gerekse Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği bünyesinde verdiği insan hakları mücadelesiyle tanıdığımız Belgin Çelik'in Katip Mustafa Çelebi Mahallesi muhtarlığını da insan hakları bakışıyla yerine getireceğinden ve mahalleyi "gökkuşağına" boyayacağından eminiz.

LGBTT Hakları Platformu:
İzmir Travesti ve Transseksüel İnisiyatifi
Kaos GL Derneği
Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği
MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği
Piramid LGBTT Diyarbakır Oluşumu
Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği

*Belgin Çelik hakkında daha fazla bilgi için: http://kaosgl.org/content/belgin-celik-muhtar-adayi-0

14 Şubat 2009 Cumartesi

LGBTT Hakları Platformu Ocak Ayı Bülteni Açıklandı!


Türkiye'de 7 örgütün bir araya gelerek oluşturduğu LGBTT Hakları Platformu*, ocak ayı "LGBTT Hakları Bülteni"ni yayınladı.

"Hak ihlalleri", "LGBTT Aktivistler İçin Güvenlik ve Korunma Eğitimi", "LGBTT Hakları Platformu 2008 Raporu", "Trans Bireylerin Medeni Durumu" gibi konu başlıklarında Ocak 2009 değerlendirmelerini içeren bülteni okumak için tıklayın!

*LGBTT Hakları Platformu
:
İzmir Travesti ve Transeksüel İnisiyatifi
Kaos GL Derneği
Kaos GL İzmir Oluşumu
Lambdaistanbul LGBTT Derneği
MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Derneği
Piramid LGBTT Diyarbakır Oluşumu

8 Şubat 2009 Pazar

MorEl Etkinlikleri Devam Ediyor!

MorEl'de yeni dönem 'sohbet'le başlıyoooor!

Eskişehir'de okuyan, yaşayan ve çalışan lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüeller(lgbtt) olarak bir araya geliyoruz ve "LGBTT Kültür" üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

Herkesi Bekliyoruz!

Tarih:

18 Şubat 2009


Saat:
18:00


Yer:

EGEV(Eskişehir Gelişim Vakfı) Toplantı Salonu
Cumhuriye Mah. Yıldırımer Sok. Özşahin Apt. No:28 Daire: 1 Eskişehir
(Cengiz Topel Caddesi üzerindeki Anadolu Bank'ın arasından girin, biraz düz gidip ilk soldan dönün, ilerde sağda)


Eskişehir’de Nefret ve Şiddet Kol Geziyor!

Yaşam alanları daraltılmış, gecelere hapsedilmiş travesti ve transeksüeller için baskı ve şiddet her geçen gün artıyor. “Bir daha çıkmayacaksınız buraya, sizi bu şehirde barındırmayacağız!”, “Basın açıklamasına katıldığın sürece seni gözaltına alacağız!” Bu cümleler Eskişehir’de yaşayan travesti ve transeksüellere son bir haftadır polisler tarafından söylenen cümleler…

Bir süre önce cinsiyet kimliğinden ötürü uğradığı ayrımcılıklara karşı örgütlü mücadele vermeye başlamış bir transeksüel olan Gülben, 30 Ocak Cuma günü geceleri zorunlu olarak çalışmak için çıktığı sokakta polis şiddetine ve hakaretine yoğun bir şekilde maruz kaldı. Gülben yaşadığı şiddeti şöyle anlatıyor; “30 Ocak 2009 gece 00.30 civarında Atatürk Caddesi üzerinde yürürken beyaz bir sivil araba durdu. Arabanın içinden bir sivil polis indi ve “S.trn gidin buradan, o. çocukları, ibn.ler…” şeklinde küfürler etmeye başladı. Ben de karşılık olarak sen bana küfür edemezsin dedim. Tam bu sırada arabadan diğer bir sivil polis elinde 2 tane copla indi. Coplardan birini diğer polise verdi ve “Bir daha çıkmayacaksınız buraya, sizi bu şehirde barındırmayacağız!” diyerek ve çeşitli küfürler ederek ikisi birden saldırmaya başladı.”

Gülben ve örgütlü mücadele verdiği arkadaşları ertesi gün Eskişehir’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi ve yaşadıkları şiddeti protesto ettiler. Sırf transeksüel olduğumuz için cinsiyet kimliğimizden ötürü maruz kaldığımız ayrımcılıklar, şiddet ve hakaretler son bulsun dediler. Ama üzerinden iki gün geçmeden yeni saldırılar gerçekleşti. Nerdeyse her gün bir başka transeksüel saldırıya, hakarete uğradı ya da keyfi gözaltına alındı. Keyfi olarak gözaltına alınan Başak savcılığa polisler hakkında yaptığı suç duyurusunda şunları söylüyor; “Polisler beni gözaltına alıp Kütahya yolu üzerindeki Ahlak Büro’suna götürdüler. “Basın açıklamasına katıldığın sürece seni gözaltına alacağız!” diyerek tehdit ettiler. Basın açıklamasına katıldığım için beni özellikle seçtiklerini belirttiler.”

Eskişehir’de travesti ve transeksüeller yılmadı, yılmıyor da. Her olay sonrasından topluca savcılığa suç duyurusunda bulunuldu, şikayetçi olundu. Tüm bu saldırılar, örgütlenmeyi engelleme girişimleri travesti ve transeksüelleri daha çok birbiriyle dayanışmaya teşvik etti ve Eskişehir’de ilk kez geniş kapsamlı bir travesti ve transeksüel toplantısı geçtiğimiz gün gerçekleştirildi. Nasıl örgütlenmeliyiz, haklarımız neler, nasıl mücadele edebiliriz üzerinden birçok konu hakkında ilk kez bu denli bir tartışma olanağı oldu.

Eskişehir’de insanca yaşayabilmek için mücadele azmi her saldırıyla, her baskıyla katlanarak artıyor. Öyle gözüküyor ki yıldırmak için gerçekleştirilecek her yöntem bu azmin artmasında teşvik edici de bir rol üstleniyor. Eskişehir’de mücadele etmeye kararlı olan travesti ve transeksüeller “Kuşkusuz tüm bunların sonunda kazananlar hakları için mücadele edenler olacaktır” diyor.

Ozan Gezmiş / Eskişehir

26 Ocak 2009 Pazartesi

LGBTT Bireylerin İnsan Hakları 2008 Raporu Açıklandı!

Basın Açıklaması, 24 Ocak 2009, Ankara

Türkiye’de LGBTT bireyler için geçen sene zor ve üzücü bir yıl oldu.

Nefret cinayetleri, işkence, taciz, intihar, para cezaları ve çeteler, ev mühürlenmeler, yargısal süreçte homofobi ve LGBTT bireylere ve örgütlere yönelik örgütlenme hakkına yönelik ihlallerle dolu bir yılı geride bıraktık.

Türkiye’de bütün ötekiler için olduğu gibi eşcinseller için de “farklı bir Türkiye” olduğunu gördük. Ailelerimizle yaşadığımız sorunlar, devletle yaşadığımız sorunlar, hatta örgütlenirken karşılaştığımız sorunlar bile farklılaşabiliyordu. Bir yıl içinde bizim için farklı bir Türkiye’yi gözlemledik. Eşcinsellerin Türkiye’sinde, ev mühürlenmeleri, ağır tahrik indirimleri, Eryaman-Esat olayları, işkence ve kötü muamele ile dolu bir yıl yaşadık.

Bu rapor da eşcinsellerin Türkiye’sini anlatıyor.

2008 yılında Türkiye’de neler oldu?
  • Ankara’da trans olmanın bedeli 125 YTL olmaya devam etti.
Ankara’da trans bireylere yönelik polis, Kabahatler Kanununu ileri sürerek 125 YTL para cezası kesmeye devam etti. Trans bireylerin Kabahatler Kanunu üzerinden kesilen para cezalarına yönelik itirazların mahkemeler tarafından kabul edilip para cezaları iptal edilse bile trans bireyler para cezası kesilmesi bahanesine keyfi gözaltına alındılar ve kötü muameleye maruz kaldılar.
  • İstanbul’da polis, evleri mühürledi ve translar sokakta yaşamak zorunda kaldılar.
İstanbul Beyoğlu bölgesinde, transeksüellerin yaşadıkları evler ve evlerin olduğu apartmanlar polis tarafından keyfi bir şekilde mühürlenmekte ve sadece trans bireyler değil komşuları da sokakta yaşamak ile karşı karşıya kalmaktadır. Polis apartmanları mühürleyerek aynı zamanda transeksüellerin komşuları ile kurduğu ilişkilere de zarar vermektedir.
  • LGBTT mülteciler, Türkiye’li LGBTT’lerin yaşayamadığı şehirlerde yaşamak zorunda kalıyorlar.
Özellikle İran’dan ölüm korkusu ile Türkiye’ye gelen LGBT mülteciler, İçişleri Bakanlığının yönlendirdiği uydu kentlerde yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Bu şehirlerde yaşamak zorunda kalan LGBTT mültecilere insan hakları ihlallerine karşı korunmasız bırakılıyorlar.
  • 2008’de ölümün soğuk yüzüyle tekrar tekrar karşılaştık…
Ahmet Yıldız... Ölüm tehditleri aldığı için ailesinden şikâyetçi olmuştu. 17 Temmuz 2008’de uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. Cinayeti halen aydınlatılmadı, soruşturması hakkında hiçbir bilgi verilmiyor. Hatta bir soruşturma olup olmadığından da habersiziz.

12 Kasım’da Dilek İnce pompalı bir tüfekle öldürüldü. Dilek, bizim tanıdığımız ismiyle “Bahar”, Eryaman davasının ilk şikâyetçilerinden biriydi ve sadece transeksüel olduğu için öldürüldü.

Ankara Eryaman’da yaşanan saldırılar Esat’ta devam etti. Olaylar sonrasında Pembe Hayat LGBTT Derneği’nin yürüttüğü çabalar sonrasında yakalanan çete yargılandı ve ilk defa LGBTT bireylere yönelik işlenen suçlar örgütlü suçlar kapsamında değerlendirildi. Ve Eryaman çetesine, yargı “çete” dedi.

2008 raporu ile eşcinsel, biseksüel ve transeksüel kadın ve erkeklerin maruz kaldığı ayrımcılığı ve şiddeti gözler önüne sermek istiyoruz. Bu rapor görmediğimiz, görmek istemediğimiz, haberdar olmadığımız ya da seyirci kaldığımız ihlalleri unutmamak ve unutturmamak adına yazıldı.

Bu raporların yazılmayacağı günlerin artık gelmesi umuduyla

NOT: 2008 Raporu kitabının basılı hali Kaos GL ve Lambdaistanbul derneklerinden temin edilebilir.

Raporun
pdf halini bilgisayarınıza indirmek için ise tıklayın!


LGBTT Hakları Platformu:
İzmir Travesti ve Transeksüel İnisiyatifi
Kaos GL Derneği
Kaos GL İzmir Oluşumu
Lambdaistanbul LGBTT Derneği
MorEL LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Derneği
Piramid LGBTT Diyarbakır Oluşumu